Tarih boyunca medeniyetlerin kesişim noktası olan Bilecik, Osmanlı İmparatorluğu’nun temellerinin atıldığı topraklarıyla bir tarih yolculuğu sunuyor. Aynı zamanda yemyeşil doğası, huzur dolu yaylaları ve dingin göletleriyle ziyaretçilerini büyülüyor. Küçük bir şehir olmasına rağmen zengin bir kültürel mirasa sahip olan Bilecik, hem tarih tutkunları hem de doğa severler için eşsiz bir durak.
Şeyh Edebali Türbesi
Osmanlı’nın manevi kurucusu kabul edilen Şeyh Edebali’nin türbesi, şehrin en önemli tarihî yapılarından biri. Türbede ayrıca Şeyh Edebali’nin ailesi ve yakınları da defnedilmiştir.
Ertuğrul Gazi Türbesi
Söğüt’te bulunan türbe, Osmanlı Beyliği’nin kurucusu Osman Gazi’nin babası Ertuğrul Gazi’ye adanmıştır. Türbe, Osmanlı mimarisinin güzel bir örneğidir.
Bilecik Saat Kulesi
1907 yılında inşa edilen 15 metre yüksekliğindeki kule, şehrin simgelerindendir.
Hamidiye Külliyesi (Camii ve İdadi)
II. Abdülhamid tarafından yaptırılan bu zarif yapılar, neoklasik Osmanlı mimarisiyle dikkat çeker.
Bilecik Müzesi
1794’te jandarma binası olarak inşa edilen bu yapı, günümüzde tarihî eserlerin sergilendiği bir müze olarak hizmet vermektedir.
Harmankaya Kanyonu
Yenipazar ve İnhisar arasında yer alan bu kanyon, doğa yürüyüşleri ve kamp için ideal bir alan sunuyor.
Bozcaarmut Göleti
Çam ormanlarıyla çevrili bu doğa harikası, sessizlik ve huzur arayanlar için birebir. Olta balıkçılığı için de oldukça uygun bir bölgedir.
Pelitözü Göleti
Bilecik merkezine yakın olan bu gölet, piknik ve dinlenme alanlarıyla hafta sonu kaçamakları için harika bir seçenek.
Kömürsu ve Çiçekli Yaylaları
Bilecik’in serin yaylaları, temiz havası ve doğal güzellikleriyle doğaseverlerin uğrak yeridir. Özellikle Çiçekli Yayla, endemik bitki örtüsüyle ünlüdür.
Orhangazi Camii
Osmanlı dönemine ait bu cami, tarihî dokusu ve benzersiz minaresiyle dikkat çekiyor.
Dar’ül Eytam (Yetimler Yurdu)
II. Abdülhamid döneminde yetim çocuklar için yaptırılan bu yapı, bugün restore edilmiştir.