Merkez Bankası karar metninde, Ocak ayında aylık tüketici enflasyonunda gıda fiyatlarının sürüklediği bir artış görüldüğü belirtilirken, “Enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışları iyileşme işaretleri göstermekle birlikte dezenflasyon süreci açısından risk unsuru olmaya devam etmektedir” ifadelerine yer verildi. TCMB, sıkı para politikasının fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürüleceğini de vurguladı.
“Sürpriz karar” yorumu
Londra merkezli BlueBay Varlık Yönetimi’nden ekonomist Tim Ash, faiz indiriminin piyasa beklentilerinin altında kalmasını “sürpriz” olarak nitelendirdi.
Ekonomist Mustafa Sönmez ise indirimin sınırlı kalmasını, Merkez Bankası’nın Ocak ayı enflasyonunu yüzde 4’ün üzerinde beklediği şeklinde yorumladı. Sönmez, özellikle gıda ve konut fiyatlarında sert artışların gündeme gelebileceğini ifade etti.
“İletişim boyutu ön planda”
İstinye Üniversitesi Ekonomi Profesörü İbrahim Turhan, sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmede, kısa vadeli enflasyon dalgalanmalarının Merkez Bankası kararında etkili olduğunu belirtti.
Turhan, mevcut faiz seviyelerinde 50 baz puanlık farkın reel ekonomi üzerinde belirgin bir etkisi olmadığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“PPK kararında para politikasının iletişim yönünün gözetildiği anlaşılıyor. Ancak kısa vadeli gelişmeleri bu kadar dikkate almak gerekli değil.”
“İpin ucu bırakılmadı” mesajı
Ekonomist Erdoğan Turan ise kararın piyasaya verilen bir mesaj içerdiğini belirterek, “İndirim yaptık ama ipin ucunu bırakmadık” mesajının öne çıktığını söyledi. Turan’a göre bu karar, kısa vadede borsada kâr satışlarına yol açabilir ancak orta vadede TCMB’nin sıkı duruşunu koruduğu algısını güçlendirerek TL varlıkları destekleyebilir.
Yıl sonu faiz ve enflasyon beklentileri
Reuters ve Anadolu Ajansı’nın anketlerine katılan ekonomistler, TCMB’nin faiz indirimlerine kademeli şekilde devam edeceğini öngörüyor. Buna göre 2026 yılı sonu politika faizi beklentisi yüzde 28 seviyesinde bulunuyor.
ABD’li yatırım bankası Morgan Stanley de yayımladığı notta, Merkez Bankası’nın istikrarlı bir gevşeme politikasını sürdürebileceğini belirtti. Banka, manşet ve çekirdek enflasyondaki iyileşmenin daha büyük faiz indirimlerini mümkün kılabileceğini ifade ederken; asgari ücret artışı ve TÜFE metodolojisine ilişkin belirsizliklerin TCMB’yi daha temkinli adımlar atmaya zorlayabileceğini vurguladı.
TCMB, 2026 sonu için yüzde 16 ara enflasyon hedefi açıklamış, yıl sonu enflasyon tahmin aralığını ise yüzde 13–19 olarak duyurmuştu.
İhracatçılardan sıkı para politikası eleştirisi
Öte yandan ihracatçılar, yaklaşık 2,5 yıldır uygulanan sıkı para politikasından rahatsız. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, yüksek faizlerin Türkiye’nin 282 milyar dolarlık ihracat hedefine zarar verdiğini belirtti.
Gültepe, özellikle giyim, deri ve mobilya gibi emek yoğun sektörlerin, artan iş gücü maliyetleri nedeniyle uluslararası rekabette zorlandığını vurgulayarak, istihdam desteğinin 6 bin liraya, asgari ücret desteğinin ise 2 bin 500 liraya çıkarılması çağrısında bulundu.
Politika faizi nedir?
Politika faizi, başta mevduat ve kredi faizleri olmak üzere ekonomide borçlanma maliyetlerini etkileyen temel araçlardan biri olarak öne çıkıyor. Merkez bankaları, enflasyon hedeflerine yaklaşıldığında faizleri sabit tutabiliyor ya da düşürerek harcamaları ve ekonomik büyümeyi teşvik etmeyi amaçlıyor.
TÜİK verilerine göre, Aralık ayında yıllık enflasyon yüzde 44,38 olarak gerçekleşti. ENAG ise yıllık enflasyonu yüzde 83,40 olarak hesapladı.