Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, son iki haftadır gündemde olan "fon vurgunu" soruşturmasına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Bahçeli, Türkiye'nin yolsuzluk ve usulsüzlüklerin ortaya çıkarıldığı bir "arınma sürecinden" geçtiğini savundu.
Bahçeli, "Cumhur İttifakı olarak küresel rekabette yerimizi almaya çalışırken Türkiye, yolsuzluk ve usulsüzlüklerin ortaya çıkarıldığı bir arınma sürecinden de geçmektedir" ifadelerini kullandı.
Finansal istikrar vurgusu
Fon soruşturması kapsamında suç işlediği öne sürülen kişilerin tespit edildiğini ve mağduriyetlerin giderilmesine yönelik çalışmalar yürütüldüğünü belirten Bahçeli, finansal sistemde güven unsurunun önemine dikkat çekti.
Bahçeli açıklamasında, "Türkiye ekonomisinin istikrarı finansal istikrardan geçmektedir. Finans sistemi güven üzerine kuruludur. Vatandaşlarımız, özellikle küçük yatırımcılar, parasını bankaya veya sermaye piyasası araçlarına yatırırken bir finansal ürüne yatırım yapmakla birlikte finansal sisteme, bu sistemi sevk ve idare eden ve denetleyen kurumsal yapıya da duyduğu güveni ifade etmektedir" dedi.
"Bazı yatırımcıların risk alması kendi takdirleridir"
Finansal piyasalarda yaşanabilecek manipülasyon iddialarının ekonomi üzerinde etkili olabileceğini belirten Bahçeli, yatırımcıların tasarruf tercihlerine de değindi.
Bahçeli, "Finansal piyasalarda meşru yollarla vatandaşlarımızın tasarruflarını değerlendirmek istemesi doğaldır. Bazı yatırımcıların risk alması da kendi takdirleridir" değerlendirmesinde bulundu.
"Fon piyasasındaki olaylar isteğe bağlı bir tasarruftur"
Bahçeli, fonların yönetimi sırasında finansal sistemi ve ekonomiyi istikrarsızlaştırmaya yönelik işlemler yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini ifade etti.
Bahçeli, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Burada esas olan söz konusu fonların idaresi sırasında finansal sistemi ve ekonomiyi istikrarsızlaştırma aynı zamanda da bilgi sızdırmak suretiyle piyasa bozucu işlem, manipülasyon, dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanma gibi kanunsuzlukların olup olmadığıdır. Dikkatinizi çekmek isterim: kamuoyuna yansıyan itiraflar belediyelerde isteme ve çökme yoluyla, cebren açık bir yolsuzluk ve rüşvet çarkının söz konusu olduğunu göstermektedir. Fon piyasasındaki olaylar ise yapılan maniplasyonlar saklı olmak üzere isteğe bağlı bir tasarruftur. Burada yolsuzlukları yarıştırmaya, yahut birini masumlaştırmaya çalışmıyorum. Bir gerçeğe dikkat çekerek, adı yeni zihniyeti eski olan siyasilere, toplumu istismar etmeye, farklı bir yere yönlendirmeye bu yolla da belediyelerinizde yapılan hukuksuzlukların üstünü örtmeye çalışmayın, bu hikayeye kimseyi inandıramazsınız demek istiyorum."
"Kişinin kimliğine bakılmaksızın üzerine gidilmeli"
Bahçeli, yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarının siyasi kimlik ayrımı yapılmadan soruşturulması gerektiğini savundu.
Bahçeli, "Bunlar bir arınma, aklanma ve altında yatan nedenlere eğilme fırsatı olarak değerlendirilmelidir. O sebeple her nerede ve kiminle ilgili olursa olsun; yolsuzluk, usulsüzlük, kamu malının istismarı, kuralların ihlali ve benzeri bir suç varsa, hukuk çerçevesinde suçun niteliğine, suç isnadının yöneltildiği kişinin kimliğine ve kişiliğine bakılmaksızın üzerine gidilmelidir" açıklamasında bulundu.
CHP'li belediyelere ilişkin iddialar
Bahçeli, açıklamasının devamında CHP'li belediyelere yönelik çeşitli yolsuzluk ve rüşvet iddialarını gündeme getirdi. Bu ifadeler Bahçeli'nin değerlendirmeleri olarak yer aldı.
Bahçeli, "İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile başlayan yolsuzluk, rüşvet ve ahlaksızlıklar skandalı halka halka ülkemizin birçok yerindeki belediyelere uzanmıştır. Son iki yıl içerisinde çok sayıda belediye hakkında rüşvet, irtikâp, ihaleye fesat karıştırma ve örgütlü yolsuzluk iddialarıyla soruşturmalar yürütülmektedir. Dava süreçleri devam etmekte olsa da soruşturmalara konu olan iddialar, ifadeler ve kamuoyuna yansıyan açıklamalar, olayların boyutunun büyük olduğunu ve ciddi biçimde ele alınmasını gerektirecek bir tabloyu ortaya koymaktadır" ifadelerini kullandı.





