Arif Ahmet Denizolgun’un 7 Eylül 2016’da hayatını kaybetmesine ilişkin yürütülen soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, 6 şüpheli hakkında farklı suçlamalarla 3 ayrı kamu davası açıldı.
İddianamelere göre Denizolgun’un özel doktoru hakkında “yalan tanıklık”, 3 Adli Tıp Kurumu görevlisi hakkında “belgede sahtecilik”, 2 şüpheli hakkında ise “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçlamaları yöneltildi.
Soruşturmanın odağında cep telefonu da bulunuyor
Dosyadaki önemli başlıklardan biri Denizolgun’a ait cep telefonu oldu.
İddianameye göre, ölümün ardından olay yerinden alınan telefon üzerinde parmak izi incelemesi yapıldı. Telefon daha sonra tereke işlemleri kapsamında teslim edildi.
Ancak 2026 yılında gerçekleştirilen bir aramada telefonun bulunamadığı belirtildi.
Savcılık, telefonun içerisinde Denizolgun’un ölümüyle ilgili soruşturma açısından önem taşıyabilecek mesaj, fotoğraf ve diğer dijital verilerin bulunabileceğini değerlendirdi. Bu nedenle cihazın akıbetine ilişkin ayrıca suç duyurusunda bulunuldu.
Ölüm nedenine ilişkin soruşturma sürüyor
Denizolgun’un ölümüne ilişkin soruşturma kapsamında Ağustos ayında mezarı açılmış ve yeniden inceleme yapılmıştı.
Adli Tıp incelemesinin ardından Başsavcılık, dosyada “şüpheli ölüm” değerlendirmesinin bulunduğunu açıklamıştı. Ölümün gerçekleşme şekline ilişkin soruşturmanın ise ayrıca sürdüğü bildirildi.
Yeni açılan davalarla birlikte, Denizolgun’un ölümüne ilişkin soruşturmanın farklı başlıkları yargıya taşınmış oldu.
Şüphelilerin suçlamalara ilişkin savunmaları ve mahkemelerin vereceği kararlar, yargılama sürecinde netleşecek.




