İzmir’in Seferihisar ilçesi açıklarında 30 Ekim 2020’de meydana gelen 6,6 büyüklüğündeki depremin üzerinden altı yıl geçti. Depremde 117 kişi yaşamını yitirirken, bin 34 kişi yaralandı. Çok sayıda binanın yıkıldığı ve hasar gördüğü depremin ardından bölgede yürütülen bilimsel çalışmalar kapsamında İzmir’deki fay hatlarının geçmişi ayrıntılı şekilde incelendi.

Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir, araştırmalar sonucunda elde edilen bulguları paylaşarak İzmir’de deprem üretme potansiyeli bulunan fayları açıkladı.

İzmir’de deprem üretme potansiyeli bulunan 5 fay

Prof. Dr. Hasan Sözbilir, son beş yılda elde edilen yeni veriler doğrultusunda İzmir’deki sismik kaynakların ayrıntılı şekilde incelendiğini belirtti. Kentteki fayların geçmişinin çıkarıldığını aktaran Sözbilir, deprem üretme potansiyeli bulunan beş fayın İzmir Fayı, Tuzla Fayı, Seferihisar Fayı, Gülbahçe Fayı ve Bergama Fayı olduğunu söyledi.

Araştırmalar kapsamında fayların geçmişteki hareketleri ve deprem oluşturma potansiyellerine ilişkin verilerin değerlendirildiği belirtildi.

2020’deki deprem tsunami riskini de ortaya koydu

30 Ekim 2020’deki depremin, İzmir’in yaklaşık 70 kilometre açığında bulunan deniz altındaki Sisam Fayı’nda meydana geldiğini hatırlatan Sözbilir, depremin İzmir’de can ve mal kayıplarına yol açtığını ifade etti.

Sözbilir, deniz altında meydana gelen depremlerin kıyı bölgeleri açısından tsunami riski de oluşturabileceğine dikkat çekti.

“1999 depremleri bir milat oldu”

Türkiye’de deprem bilincinin geliştirilmesi ve risk azaltma çalışmalarının önem kazanmasında 1999 Kocaeli ve Düzce depremlerinin dönüm noktası olduğunu belirten Sözbilir, sonraki yıllarda yaşanan depremlerin de hazırlıklı olmanın önemini gösterdiğini söyledi.

Tek öğrencili okulda Cumhuriyet coşkusu: “İşte Cumhuriyet tam olarak budur”
Tek öğrencili okulda Cumhuriyet coşkusu: “İşte Cumhuriyet tam olarak budur”
İçeriği Görüntüle

Sözbilir, 2011 Van, 2017 Bodrum ve 2020 Elazığ ile İzmir-Sisam depremlerinin afetlere hazırlık ve risk azaltma çalışmalarının gerekliliğini bir kez daha ortaya koyduğunu dile getirdi.

Kaynak: Haber Merkezi