Kahve, sabahlarımızı güzelleştiren, sohbetlerimize eşlik eden ve günün her anında keyif veren bir içecektir. Ancak lezzetli bir kahve deneyimi, sadece doğru çekirdek seçimiyle sınırlı değil. Hangi yöntemi kullandığınız, kahvenizin tadını ve aromasını büyük ölçüde etkiler. Türk kahvesinden aeropress'e kadar farklı teknikler, kahve dünyasına eşsiz bir zenginlik katıyor.
Kahve demleme yöntemleri
Türk kahvesi

Kahve demleme yöntemlerine bakıldığında ilk bulunan kahve demleme yöntemi Türk kahvesidir. Türk kahvesi yapmaktaki en önemli unsurlar çekirdeğin taze ve en ince ayarda öğütülmüş olması ve kahve yapımında kullanılan suyun soğuk olmasıdır. Böylelikle aroma açısından daha zengin ve bol köpüklü bir kahve elde edilir. Türk kahvesini diğer kahvelerden ayıran en belirgin özelliği telvesi ile birlikte tüketilen tek kahve olmasıdır.
Sifon kahve demleme yöntemi

Sifon kahve demleme yöntemi 1830’l yıllarda Avrupa’da bulunmuş bir yöntemdir. Bir diğer ismi Vacuum Pot’tur. Sıcak suyun cam tüpten geçerek kahve ile buluşması ve soğuduktan sonra tekrar alt tüpe geri inmesiyle sağlanan bir demlemedir. Genellikle sistemin altı alevli ısıtıcılarla ısıtılmaktadır. Tasarımı ile dikkat çeken bir üründür. Bulunduğu yıllarda mutfakta kahve yapmak için değil, salonda ilginç tasarımını misafirlere göstermek için sergilerler. Hatta yıllar içinde dönem insanları tasarımlarını daha ilgi çekici hale getirmek için değiştirmiş ancak patent almamışlardır.
Espresso makinesi

Espresso makinası, icadı hızlı bir şekilde kahveye ulaşmak olarak başladı. Önceki yıllarda Fransızların buldukları sistem ile diğer yöntemlere benzer şekilde kahvenin buharının kahveyi ıslatıp pişirmesi üzerine kuruluydu sistem. 1884 yılında insanlar kahveye daha kısa sürede ulaşmak istediler ve bunun basınç ile elde edilebileceği fikri İtalyan Angela Mariondo tarafından bulundu. Fransızların kullandığı sistemi basınç ile birleştirerek bugünde kullandığımız espresso makinesini icat etti ve patentini aldı. Bu sayede 9 bar basınç uygulanarak kahve 15-30 saniye içinde elde ediliyor.
Drip kahve demleme yöntemi

Drip kahve demleme yöntemi 1908 yılında Melitta Bentz tarafından bulunmuştur. Alman bir ev hanımı olan Melitta aşırı demlemeden kaynaklı kahve de oluşan acı tadı beğenmediği için öncelikle filtre kağıdını icat etti. Öğütülmüş kahveyi filtre kağıdının üzerine koyup sıcak su ekleyerek hem daha pürüzsüz bir kahve elde ediyor hem de kahve de oluşacak olan acı tadın önüne geçiyordu. Drip kahve demleme yöntemi için kullanılan kabın metaryeli değişkenlik gösterebiliyor.
French press

French press, ülkemizde ve bütün dünya da evde filtre kahve yapmak için kullanılan en yaygın ve ulaşılabilir ekipmandır. Sadece kahve değil, çay, bitki çayı demlemek içinde uygun bir yöntemdir. French pressin patenti 1929 yılında İtalyanlar tarafından alındı. Ancak nasıl bulunduğuna dair birkaç farklı rivayet vardır. French Pressin cam sürahisi ve metal süzgeçli pistonlu kapağı vardır. Kahve sürahinin içine koyulur, 200 ml su için yaklaşık 8 gr kahve kullanmak gerekir. 95 derece olan su sürahinin içerisine koyulur ve kapağı kapatılır ancak pistonu indirilmez. Dört dakika demlendikten sonra piston aşağıya indirilir ve kupa içerisine alınır. Her hangi bir basınç kullanılmaz ve sonucunda filtre kahve elde edilir. Sistem olarak kolay olması nedeniyle evlerde de yaygın olarak kullanılmaktadır.
Moka pot

Moka pot 1933 yılında İtalya da bulunan bir yöntemdir. Alt haznesine vida hizasına kadar kahve koyulur. Üzerine yerleştirilen metal delikli hazne kahve ile doldurulur. Üzeri kapatılır ve ateş üzerine alınır. Kaynayan su basınçla birlikte yükselerek kahveyi ıslatır ve yine basınçla kahve üst hazneye çıkar. Bu işlemde 1-2 bar basınç uygulanır. Elde edilen kahve espressodur.
Chemex

Chemex demleme yöntemi de 3. dalga kahvecilerin vazgeçilmez yöntemlerindendir. Çalışma prensibi drip ile çok benzerdir. Drip yöntemlerden farklı olarak alt ve üst hazne birleşik bir sürahi gibidir. Daha kalın bir filtre kağıdı kullanılır. Yapımında kullanılan cam sayesinde koku geçirgenliği daha yüksektir ve bu sayede daha aromatik ve lezzetli bir kahve keyfi sunar.
Aeropress

Aeropress kahve demleme yöntemi, günümüze en yakın tarihte bulunmuş yöntemdir. Alan Adler tarafından 2005 yılında icat edilmiştir. Aeropress iki silindirden oluşur, silindirlerden biri hava geçirmez, şırıngaya benzer ve diğer silindirin içerisine girebilir. Mantık olarak French presse benzer ancak en büyük farkları aeropresste yaklaşık 7 barlık bir basınç vardır
Cold Brew

Cold brew kahve demleme yöntemi. Bu yöntemde soğuk filtre kahve elde edilir. Japonların bulduğu bir yöntemdir. Üst hazneye soğuk su ve buz küpleri koyulur, orta katmandaki kahve haznesine orta öğütülmüş kahve eklenir. Kahvenin üzerine filtre kağıdı ıslatılır ve konur. Damlama hızı isteğe göre değişebilir. Hız artırıldıkça sonuçtaki kahve daha yumuşak olur ancak önerilen damlama hızı saniyede bir damladır. 8-12 saat içinde kahve demlenir ve soğuk buzlu bardakta servis edilir.