Kiracının taşınmazı belirli bir tarihte boşaltacağına ilişkin imzaladığı tahliye taahhütnamesi, ev sahibinin başvurabileceği hukuki yollardan biri. Fakat bu belgenin geçerliliği ve tahliye sürecinde kullanılabilmesi, yalnızca imzanın varlığına bağlı değil.
Milliyet.com.tr’ye değerlendirmelerde bulunan Avukat Gizem Gonce, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun konuya ilişkin kararında dikkat çeken ayrıntıları anlattı. Gonce, özellikle boş olarak imzalanan belgelerde tarihlerin sonradan doldurulmasının tek başına kesin bir geçersizlik sonucu doğurmadığına dikkat çekti.
Tahliye taahhütnamesinde imza tek başına yeterli değil
Tahliye taahhütnamesinin geçerli olup olmadığı değerlendirilirken belgenin ne zaman ve hangi koşullarda imzalandığı önem taşıyor.
Kiracının belgeyi imzaladığı sırada bazı bölümlerin boş olduğunu, tarihlerin daha sonra eklendiğini veya belgenin anlaşmaya aykırı şekilde tamamlandığını ileri sürmesi halinde bu iddialar ayrıca incelenebiliyor.
Dolayısıyla üzerinde kiracının imzasının bulunması, belgenin her koşulda tahliye için kullanılabileceği anlamına gelmiyor.
Yargıtay’ın gündemindeki uyuşmazlık neydi?
Avukat Gizem Gonce, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 13 Ekim 2021 tarihli, E. 2017/975 ve K. 2021/1108 sayılı kararını örnek gösterdi.
Karara konu olayda kiracı, tahliye taahhütnamesini kira sözleşmesi yapılırken boş şekilde imzaladığını ve tahliye tarihinin daha sonra yazıldığını savundu.
Uyuşmazlıkta tarafların imzalarını taşıyan belgeler, boş ve doldurulmuş taahhütnameler ile tarafların beyanları gibi çeşitli deliller ele alındı.
Buradaki temel tartışma, tahliye taahhütnamesinin kira sözleşmesiyle aynı aşamada mı alındığı, yoksa kiralananın tesliminden sonra mı düzenlendiği noktasında toplandı.
“Tarih sonradan yazıldı” iddiası nasıl değerlendiriliyor?
Kiracının tahliye tarihinin kendisinin imzasından sonra doldurulduğunu söylemesi, tek başına tahliye talebini geçersiz hale getirmiyor.
Bu durumda belgenin hangi şartlarda imzalandığı ve sonradan yapılan değişikliklerin taraflar arasındaki anlaşmaya uygun olup olmadığı önem kazanıyor.
Kiracının iddiasının somut delillerle desteklenip desteklenmediği de uyuşmazlığın çözümünde dikkate alınabiliyor.
Bu nedenle tahliye taahhütnamesine ilişkin değerlendirme yapılırken yalnızca belgenin üzerinde yer alan tarihe veya imzaya bakılmıyor.
Kira sözleşmesinin tarihi neden önemli?
Tahliye taahhütnamesinin kira sözleşmesiyle olan zaman ilişkisi, uyuşmazlıklarda kritik konulardan biri.
Belgenin kiralanan taşınmaz teslim edilmeden önce mi, yoksa teslim sonrasında mı imzalandığının belirlenmesi gerekiyor.
Kira sözleşmesinin başlangıç tarihi, taşınmazın teslim tarihi ve tahliye taahhütnamesinin düzenleme tarihi arasındaki ilişki bu nedenle önem taşıyor.
Özellikle kiracının taahhütnameyi kira sözleşmesinin kurulması aşamasında imzalamaya zorlandığı yönündeki iddialar, diğer delillerle birlikte değerlendirilebiliyor.
Yazışmalar ve belgeler de dosyaya girebiliyor
Tahliye uyuşmazlıklarında tarafların sunduğu diğer belgeler de önem taşıyabiliyor.
Kira sözleşmesi, teslim belgeleri, taraflar arasındaki yazışmalar ve mesajlar, taahhütnamenin hangi koşullarda düzenlendiğinin ortaya çıkarılmasında kullanılabilecek deliller arasında yer alabiliyor.
Belgenin baskı altında imzalandığı veya sonradan anlaşmaya aykırı şekilde doldurulduğu yönündeki iddialar da somut olayın özellikleri çerçevesinde ele alınıyor.
Ev sahipleri için kritik süre: Bir ay
Tahliye taahhütnamesinin geçerli olması kadar, ev sahibinin yasal sürelere uyması da önem taşıyor.
Türk Borçlar Kanunu’nun 352. maddesinin birinci fıkrasına göre kiracı, taşınmazın teslim edilmesinden sonra belirli bir tarihte evi boşaltacağını yazılı olarak üstlenmesine rağmen taşınmazı boşaltmazsa, kiraya veren tahliye tarihinden başlayarak bir ay içinde icraya başvurabiliyor veya dava açabiliyor.
Bu nedenle tahliye taahhütnamesine sahip olan ev sahibinin yalnızca belgenin varlığına güvenmemesi, kanunda belirtilen süreleri de takip etmesi gerekiyor.
Kiracılar imza atmadan önce dikkat etmeli
Uzman değerlendirmesine göre kiracıların özellikle boş bırakılmış bölümleri bulunan tahliye taahhütnamelerini imzalamadan önce dikkatli olması gerekiyor.
Düzenleme tarihi, tahliye tarihi ve diğer önemli bilgilerin belge imzalanırken açık şekilde yazılması, ileride ortaya çıkabilecek ispat sorunlarının önüne geçilmesi açısından önem taşıyor.
Ev sahiplerinin de taahhütnamenin yasal şartlara uygun olarak düzenlenmesine ve tahliye sürecinde gerekli sürelerin geçirilmemesine dikkat etmesi gerekiyor.
Her imzalı taahhütname otomatik tahliye anlamına gelmiyor
Yargıtay kararının ortaya koyduğu hukuki tartışmada, tahliye taahhütnamesinin değerlendirilmesi yalnızca imzanın bulunup bulunmadığı üzerinden yapılmıyor.
Belgenin ne zaman düzenlendiği, taşınmazın teslim edilip edilmediği, tahliye tarihinin nasıl belirlendiği ve tarafların iddialarını destekleyen delillerin neler olduğu birlikte değerlendiriliyor.
Bu nedenle boş olarak imzalanan ve daha sonra doldurulan bir tahliye taahhütnamesinin hukuki sonucu, her uyuşmazlıkta aynı olmayabiliyor. Somut olayın koşulları ve dosyadaki deliller, belgenin geçerliliği açısından belirleyici olabiliyor.




