Muhalif isim Gadi Eisenkot’un “BibiCoin” olarak adlandırdığı öneriye İsrail Merkez Bankası da karşı çıktı. Aralarında ekonomistlerin, iş insanlarının ve eski üst düzey kamu görevlilerinin bulunduğu 109 kişi ise ortak bir mektup yayımlayarak ekonomik izolasyon riskine dikkat çekti.

İsrail Merkez Bankası neden karşı çıkıyor?

Ekonomist Erkan Öz, devletlerin uluslararası yaptırımlarla karşılaştıklarında blokzincir teknolojisine yönelmesinin yeni bir yöntem olmadığını belirtti. Öz’e göre blokzincirin şeffaf yapısı, kripto para işlemlerinin izlenebilmesine olanak tanıyor.

Öz, ABD gibi aktörlerin kripto cüzdanlarındaki hareketleri takip edebildiğini, USDT ihraççısının da belirli koşullarda varlıkları dondurabildiğini ifade etti. Bu durumun, yaptırımları aşmak amacıyla kripto para kullanmak isteyen ülkeler açısından önemli bir engel oluşturabileceğini kaydetti.

Yaptırımlı ülkeler neden USDT ve Tron’u tercih ediyor?

Yaptırımlarla karşı karşıya kalan ülkelerin kripto para tercihlerinde fiyat istikrarı ve işlem maliyetlerinin belirleyici olduğunu belirten Öz, doların değerini takip eden USDT’nin bu nedenle öne çıktığını söyledi.

Macron’dan gösterilere kısıtlama açıklaması: Sendika dışı eylemler yasaklanacak
Macron’dan gösterilere kısıtlama açıklaması: Sendika dışı eylemler yasaklanacak
İçeriği Görüntüle

Öz, transferlerin hızlı ve düşük maliyetli olması nedeniyle Tron ve Ethereum gibi blokzincir ağlarının da tercih edildiğini aktardı.

Yaptırımlı kuruluşlara kripto para akışı yüzde 694 arttı

Blokzincir analiz kuruluşu Chainalysis’in 5 Mart tarihli Kripto Suç Raporu’na göre, 2025 yılında yaptırım uygulanan kuruluşların kripto cüzdanlarına ulaşan fonların değeri bir önceki yıla kıyasla yüzde 694 arttı. Raporda, küresel ölçekte yasa dışı kripto işlem hacminin 154 milyar dolara ulaştığı da belirtildi.

Veriler, kripto varlıkların uluslararası finans sisteminde ve yaptırımların uygulanmasında giderek daha fazla gündeme geldiğine işaret ediyor.

Venezuela, İran ve Rusya kripto paraları nasıl kullanıyor?

Ekonomist Erkan Öz, yaptırımlarla karşı karşıya kalan ülkelerin kripto para kullanımına ilişkin farklı örnekler verdi.

Venezuela’nın petrol gelirlerini korumak ve transferlerini gerçekleştirmek amacıyla USDT kullandığını belirten Öz, düşük maliyetli ve hızlı işlemler nedeniyle Tron ağının tercih edildiğini söyledi.

İran’ın petrol satışları ve stratejik ürün ithalatı gibi alanlarda Bitcoin ve USDT’den yararlandığını aktaran Öz, Rusya’nın da SWIFT sisteminden çıkarılmasının ardından Çin ve Asya ile ticaretinde kripto varlıkları kullanmaya yöneldiğini ifade etti.

Kuzey Kore kripto para borsalarını hedef alıyor

Öz, Kuzey Kore’nin kripto para kullanımında farklı bir yöntem izlediğini belirtti. Ülkenin devlet destekli siber saldırı gruplarının kripto para platformlarından Bitcoin ve Ethereum çalarak kaynak sağladığını, ardından bu varlıkları aklamak için çeşitli yöntemlere başvurduğunu söyledi.

Uzman değerlendirmelerine göre kripto paralar, uluslararası yaptırımlarla karşı karşıya kalan aktörlere alternatif finansal kanallar sunabiliyor. Ancak işlemlerin izlenebilmesi ve belirli koşullarda varlıkların dondurulabilmesi, bu sistemlerin yaptırımları tamamen aşmayı garanti etmediğini ortaya koyuyor.

Kaynak: Haber Merkezi