Irak Müzesi'nde bulunan ve MÖ 2112-2004 yılları arasındaki Ur III dönemine tarihlenen çivi yazılı tabletler, antik Mezopotamya'nın ekonomik ve idari yapısına ilişkin önemli ayrıntılar sundu. Araştırmacılar Abather Rahi Saadoon, Noemi Borrelli ve Maurizio Viano tarafından incelenen belgelerin bir bölümünün, doğrudan devlet arşivlerine değil, kraliyet prensesi Šat-Eštar'a ait özel bir malikaneye ilişkin olduğu değerlendiriliyor.

Gazeteci Hakan Tosun davasında karar: Sanıklara müebbet hapis
Gazeteci Hakan Tosun davasında karar: Sanıklara müebbet hapis
İçeriği Görüntüle

Prensesin malikanesi ekonomik merkez olarak kullanılmış

Kralın kızı ve Šarakam'ın eşi olduğu belirtilen Prenses Šat-Eštar'ın malikanesinin Umma bölgesi sınırlarında bulunduğu ifade ediliyor. Belgeler, yerleşkenin yalnızca bir konut olmadığını; tarım, hayvancılık, meyve yetiştiriciliği, gıda işleme ve tekstil üretiminin gerçekleştirildiği büyük bir ekonomik merkez olduğunu gösteriyor.

Malikanede zanaatkarlar, mutfak görevlileri, korumalar ve farklı işlerde çalışan personelden oluşan özel bir iş gücünün bulunduğu aktarılıyor.

Tabletlerde farklı yazım geleneği

Belgelerde kullanılan yazım teknikleri de araştırmacıların dikkatini çekti. Alışılmadık hecelemeler, farklı terimler ve karmaşık belge yapıları, prensesin kendi katiplerini çalıştırmış olabileceğine işaret ediyor.

Araştırmacılara göre bu katipler, resmi devlet kurumlarının dışında eğitim almış ve kendilerine özgü yerel bir yazım geleneği oluşturmuş olabilir. Bu durum, dönemin kraliyet malikanelerinin ekonomik ve idari açıdan önemli ölçüde bağımsız hareket edebildiğine işaret ediyor.

Tarım faaliyetleri tabletlerde kayıt altına alınmış

Tabletlerde 810 litre arpanın Elamlılar, öküz sürücüleri ve genç çobanlara ödeme olarak dağıtıldığına ilişkin kayıtlar bulunuyor. Başka bir belgede ise 45 hektarlık tarım arazisinin yedi aylık giderleri ayrıntılı şekilde kaydedilmiş.

Belgelerde tarlaların ekilmesi, sulama kanallarının temizlenmesi ve işçilere yapılan ödemeler gibi günlük faaliyetlere ilişkin bilgiler de yer alıyor.

Daha önce bilinmeyen kanal ortaya çıktı

Tabletlerin Mezopotamya'nın su ve yerleşim ağlarına ilişkin yeni bilgiler sunduğu belirtiliyor. Belgelerde daha önce bilinmeyen “mê-Lamassim” adlı bir kanaldan söz ediliyor.

Sınır bölgelerindeki su ağlarının bakımında büyük çaplı hafriyat çalışmalarının yapıldığına ilişkin kayıtlar da tabletlerde yer alıyor.

Savaş esirlerinin çalıştırıldığı köy olabilir

Belgelerde geçen “Du-murula” adlı yerleşim ise araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri olarak öne çıkıyor. Yerleşimde tarım işçilerinin yanı sıra Elam kökenli grupların da sulama projelerinde ve büyük miktarda sazın taşınması gibi işlerde çalıştırıldığı anlaşılıyor.

Araştırmacılar, yabancı işçilerin varlığı ve yerleşimin doğrudan kraliyet denetiminde bulunması nedeniyle Du-murula'nın savaş esirlerinin yerleştirilerek çalıştırıldığı bir devlet köyü olabileceğini değerlendiriyor.

Bu ihtimal henüz kesin olarak kanıtlanmış değil. Ancak söz konusu hipotezin doğrulanması halinde tabletlerin, Ur III dönemindeki çalışma düzeni, savaş esirlerinin kullanımı ve devletin ekonomik yapısına ilişkin mevcut bilgileri önemli ölçüde değiştirebileceği belirtiliyor.

Kaynak: Sabah