Ergenlik döneminde yaşanan duygusal değişimler, okul sorunları, arkadaş ilişkilerindeki çatışmalar ve aile içindeki anlaşmazlıklar gençlerin davranışlarını etkileyebiliyor. Ancak her öfkeli tepkinin şiddet eğilimi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten uzmanlar, öfkenin nasıl ortaya çıktığına ve hangi davranışlarla birlikte görüldüğüne dikkat çekiyor.
Ergenlikte öfke neden yoğun yaşanıyor?
Psikolog Gülistan Dal, ergenlik döneminde beynin gelişiminin devam ettiğini, duygusal tepkilerle dürtü kontrolü ve karar verme becerilerinin aynı hızda gelişmeyebildiğini belirtti. Dal, bu durumun gençlerde ani ve sert tepkilere yol açabileceğini ifade etti.
Hangi davranışlar risk işareti?
Her öfkeli tepkinin şiddet göstergesi olmadığını vurgulayan Dal, tehdit etme, birine zarar vermekten söz etme, eşyalara zarar verme, fiziksel saldırı ve intikam düşüncelerinin ciddiye alınması gerektiğini söyledi.
Öfkenin altında yalnızlık, dışlanmışlık, değersizlik veya korku gibi duyguların bulunabileceğini belirten Dal, arkadaş ilişkilerindeki sorunların, zorbalığın, aile içindeki çatışmaların ve sosyal medyada yaşanan dışlanmanın bu duyguları güçlendirebileceğini kaydetti.
Kesici alet taşımak neden ciddiye alınmalı?
Ergenin yanında kesici alet bulundurmasının her zaman saldırma amacı taşıdığı sonucuna varılamayacağını belirten Dal, bazı gençlerin korku veya tehdit altında olduklarını düşündükleri için kendilerini korumak amacıyla böyle davranabildiğini ifade etti.
Bununla birlikte kesici alet taşımanın mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Dal, belirli bir kişiye zarar verme düşüncesi, tehdit veya plan bulunması durumunda daha ayrıntılı inceleme yapılmasının önemine dikkat çekti.
“Ergenliktir, geçer” diyerek görmezden gelmeyin
Tekrarlayan fiziksel saldırganlık, ciddi tehditler, bıçak veya başka bir silah taşıma, intikam söylemleri ve kendine zarar verme davranışları ailelerin ve öğretmenlerin göz ardı etmemesi gereken işaretler arasında bulunuyor.
Dal, çocuğun aniden içine kapanması, okuldan uzaklaşması veya davranışlarında belirgin değişiklikler görülmesinin de dikkate alınması gerektiğini belirterek bu tür durumlarda profesyonel destek alınmasını önerdi.
Öfke anında nasıl yaklaşılmalı?
Öfkenin en yoğun olduğu sırada uzun nasihatler vermenin çoğu zaman işe yaramadığını belirten Dal, sakin bir ses tonuyla konuşulmasını ve öncelikle gencin sakinleşmesine fırsat tanınmasını önerdi.
Dal, “Çok öfkeli olduğunu görüyorum, biraz sakinleşelim, sonra konuşuruz” gibi ifadelerin daha yapıcı olabileceğini belirtti. “Kes sesini”, “Sen zaten hep böylesin” ve “Abartıyorsun” gibi sözlerin ise gerilimi artırabileceğine dikkat çekti.
Öfkenin arkasında yardım çağrısı olabilir
Ergenlerin öfkesini küçümsemeden ancak onları hemen “şiddet yanlısı” olarak etiketlemeden değerlendirmek gerektiğini belirten Dal, öfkenin nedeninin, ifade edilme biçiminin ve oluşturduğu riskin birlikte ele alınmasının önemini vurguladı.
Dal, bazı durumlarda öfkenin bir yardım çağrısı olabileceğini belirterek ailelerin ve öğretmenlerin bu işaretleri zamanında fark etmesinin önemine dikkat çekti.




