Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türk-İslam medeniyetinin izlerini taşıyan mezar taşları ve kitabeleri kayıt altına almak için yürüttüğü çalışmaları genişletiyor. 2024 yılında hayata geçirilen Türk-İslam Dönemi Mezar Taşları ve Kitabeleri Ulusal Envanter Projesi kapsamında, 2025 yılında 4 ilde başlayan saha çalışmaları 2026'da 18 ile ulaştı. Bugüne kadar yaklaşık 7 bin tarihî eser belgelendi.
Çalışmalar 4 ilden 18 ile yayıldı
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, proje kapsamında yürütülen çalışmaların kapsamına ilişkin bilgi verdi.
Ersoy, 2025 yılında Tokat, Denizli, İstanbul ve Diyarbakır'da başlatılan saha çalışmalarının 2026 yılında 18 ile genişletildiğini ve bugüne kadar yaklaşık 7 bin eserin belgelendiğini açıkladı.
Tarihi eserler dijital veri tabanında toplanacak
Proje kapsamında tespit edilen mezar taşları ve kitabelerin ortak bir ulusal dijital veri tabanında bir araya getirilmesi amaçlanıyor. Böylece eserlerin dönemleri, bölgeleri, kullanılan malzemeleri, yazı türleri, sanat üslupları ve kitabe özellikleri bilimsel yöntemlerle incelenebilecek.
Çalışmaların önümüzdeki yıllarda Türkiye genelini kapsayacak şekilde sürdürülmesi planlanıyor. Hazırlanacak envanterin, araştırmacıların yararlanabileceği kapsamlı bir bilimsel kaynağa dönüştürülmesi hedefleniyor.
Mezar taşları geçmişe ışık tutuyor
Bakan Ersoy, mezar taşları ve kitabelerin yalnızca isim ve tarihlerden ibaret olmadığını vurguladı. Bu eserlerin, ait oldukları dönemin dili, sanatı, inancı, estetik anlayışı ve toplumsal yaşamı hakkında önemli bilgiler sunduğunu belirtti.
Her bir mezar taşının ve kitabenin tarihî belge niteliği taşıdığına dikkat çeken Ersoy, Anadolu'nun taşlara işlenmiş kültürel hafızasının bilimsel yöntemlerle kayıt altına alındığını ifade etti.
Kültürel miras gelecek kuşaklara aktarılacak
Türkiye genelinde yürütülen envanter çalışmalarıyla Türk-İslam dönemine ait mezar taşları ve kitabelerin belgelenmesi, korunması ve bilimsel araştırmalara kazandırılması amaçlanıyor.
Projenin ilerleyen yıllarda genişletilmesiyle Anadolu'nun tarihi ve kültürel birikiminin daha kapsamlı şekilde kayıt altına alınması ve gelecek kuşaklara aktarılması hedefleniyor.




