Bel çevresindeki yağlanma uyarı olabilir

Göbek çevresinde yağlanma ve bel çevresinin giderek genişlemesi, insülin direnci açısından dikkat edilmesi gereken bulgular arasında yer alıyor. Özellikle iç organların çevresinde biriken yağ dokusunun metabolik açıdan risk oluşturabileceği belirtiliyor.

Kilo artışının yanı sıra hareketsiz yaşam ve ailede diyabet öyküsünün bulunması da riski artıran faktörler arasında gösteriliyor. Ancak yalnızca bel çevresindeki genişlemeye bakılarak insülin direnci tanısı konulamayacağı vurgulanıyor.

Mutlu olma baskısı hayatı performans alanına dönüştürüyor
Mutlu olma baskısı hayatı performans alanına dönüştürüyor
İçeriği Görüntüle

Yemekten kısa süre sonra yeniden acıkıyorsanız

Yeterli miktarda yemek yenmesine rağmen kısa süre sonra yeniden acıkmak da bazı kişilerde görülebilen belirtiler arasında bulunuyor.

Özellikle karbonhidrat ağırlıklı öğünlerin ardından açlık hissinin kısa sürede tekrarlanması ve gün içinde sık sık yemek yeme ihtiyacı duyulması dikkate alınması gereken bir durum olarak değerlendiriliyor. Bununla birlikte sık acıkmanın farklı nedenleri de olabileceği belirtiliyor.

Yemek sonrası aşırı uyku hali

Yemeklerden sonra hafif bir rehavet yaşanması normal olabilir. Ancak her öğünün ardından belirgin halsizlik, uyku hali ve enerji düşüklüğü ortaya çıkıyorsa bu durumun diğer belirtilerle birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.

Özellikle kilo artışı, sık acıkma veya kan şekeri yüksekliği gibi başka bulguların da eşlik etmesi halinde uzman değerlendirmesi önem taşıyor.

Tatlı isteğiniz arttıysa

Tatlı ve karbonhidratlı yiyeceklere yönelik yoğun istek de insülin direnciyle ilişkilendirilen yakınmalar arasında yer alıyor.

Ancak stres, düzensiz beslenme, uzun süre aç kalma ve yetersiz uyku gibi birçok faktörün de tatlı tüketme isteğini artırabileceği belirtiliyor. Bu nedenle tek başına tatlı isteğinin insülin direncine işaret ettiği söylenemiyor.

Boyun ve koltukaltındaki koyulaşmaya dikkat

Boyun, koltukaltı veya kasık bölgesinde cildin koyulaşması ve kalınlaşması, insülin direnci açısından dikkat çekici değişikliklerden biri olabilir.

Özellikle fazla kilolu kişilerde bu tür cilt değişikliklerinin fark edilmesi halinde kan şekeri metabolizmasının değerlendirilmesi öneriliyor.

Kan yağlarındaki değişiklikler göz ardı edilmemeli

İnsülin direnci yalnızca kan şekeriyle bağlantılı değil. Trigliserid yüksekliği, HDL kolesterol düşüklüğü, yüksek tansiyon ve bel çevresindeki yağlanma aynı kişide birlikte görülebiliyor.

Uzmanlar; kilo, bel çevresi, tansiyon, kan şekeri ve kan yağlarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

“Şekerim sınırda” uyarısı

İnsülin direnci bazı kişilerde uzun süre kan şekeri normalmiş gibi görünerek ilerleyebiliyor. Zaman içerisinde pankreasın artan insülin ihtiyacını karşılamakta zorlanması, kan şekeri seviyelerinin yükselmesine ve prediyabet gelişmesine yol açabiliyor.

Açlık kan şekeri ve son üç aylık ortalama kan şekeri düzeyini gösteren HbA1c değerlerinin prediyabet aralığında bulunması, takip edilmesi gereken önemli bir durum olarak değerlendiriliyor.

Prediyabet henüz diyabet anlamına gelmese de ilerleyen dönemde diyabet riskinin arttığı bir dönem olarak kabul ediliyor. Bu nedenle yaşam tarzı değişiklikleri ve uygun sağlık kontrollerinin ihmal edilmemesi önem taşıyor.

Kaynak: Hürriyet