Dr. Yazar, 0-3 yaş aralığının beyin gelişiminin en hızlı ilerlediği dönem olduğuna dikkat çekerek, bu süreçte ekran maruziyetinin çocuklarda dil gelişimini yavaşlatabildiğini, dikkat süresini kısalttığını ve sosyal etkileşimi olumsuz etkilediğini söyledi. Ayrıca erken yaşta ekranla tanışan çocuklarda daha hırçın ve agresif davranışların görülebildiğini belirtti.
Ekran süresi sınırları çoğu zaman aşılıyor
Ekran kullanımının yaşa göre sınırlandırılması gerektiğini hatırlatan Dr. Yazar, günümüzde bu kurallara yeterince uyulmadığını ifade etti. Uzmanlara göre önerilen günlük ekran süreleri şu şekilde:
-
0-2 yaş: Ekran önerilmiyor
-
2-5 yaş: Günde en fazla 1 saat
-
6-10 yaş: Günde 1 saat
-
11 yaş ve üzeri: En fazla 2 saat
Ancak ekranla tanışma yaşının 6 ayın altına kadar düştüğünü belirten Yazar, bunun dikkat eksikliği, davranış problemleri ve akademik başarıda düşüşe yol açabildiğini dile getirdi.

Ekran bağımlılığının ipuçları
Kontrolsüz ekran kullanımının bazı belirtilerle kendini gösterdiğini söyleyen Dr. Yazar, ekran kapatıldığında yoğun öfke nöbetleri, sürekli ekran talebi, uyku sorunları, iletişimde azalma ve başka aktivitelere ilgi göstermemenin önemli uyarı işaretleri olduğunu kaydetti.
Konuşma ve dikkat sorunları öne çıkıyor
Klinik başvurularında en sık konuşma gecikmesi ve dikkat problemleriyle karşılaştıklarını belirten Dr. Yazar, çocukların dili ekrandan değil, birebir iletişim yoluyla öğrendiğinin altını çizdi. Hızlı ve yoğun uyaran içeren içeriklerin çocuğun çevresiyle bağını zayıflatabildiğini söyledi.
Ailelerin fark etmeden yaptığı hatalar
Ebeveynlerin çoğu zaman iyi niyetle ekranı bir susturma aracı olarak kullandığını ifade eden Yazar, televizyonun sürekli arka planda açık olması, net sınırlar koyulmaması ve ekranın ödül olarak sunulmasının en sık yapılan hatalar arasında yer aldığını belirtti.
Yemek ve uyku öncesi ekran tehlikesi
Ekranın en çok yemek sırasında ve uyku öncesinde verildiğine dikkat çeken Dr. Yazar, ekran karşısında yemek yiyen çocuklarda açlık-tokluk algısının gelişmediğini, bunun da ilerleyen yıllarda obezite riskini artırdığını söyledi. Uyku öncesi ekran kullanımının ise melatonin hormonunu baskılayarak uyku kalitesini bozduğunu vurguladı.
Her eğitici içerik masum değil
Eğitici etiketi taşıyan her içeriğin çocuklar için uygun olmadığını belirten Yazar, hızlı sahne geçişleri ve yoğun uyarıcı barındıran içeriklerin gelişim açısından risk taşıyabileceğini ifade etti.
Sınırlar net ve tutarlı olmalı
Ekran kullanımında kararlılığın önemine değinen Dr. Yazar, sürelerin önceden belirlenmesi, pazarlığa girilmemesi ve sürenin sonunda ekranın kapatılmasının şart olduğunu söyledi. Ebeveynlerin de rol model olması gerektiğini vurguladı.
Ekran dışı aktiviteler gelişimi destekliyor
Çocukların ekran yerine yaşlarına uygun etkinliklere yönlendirilmesinin faydalı olduğunu belirten Yazar, kitap okuma, yapboz, lego, resim çalışmaları ve açık havada oyun oynamanın dikkat süresini artırdığını ve sosyal gelişimi desteklediğini söyledi.
Tam yasak değil, dengeli kullanım önemli
Ekranı tamamen yasaklamanın da doğru bir yaklaşım olmadığını ifade eden Dr. Yazar, ilerleyen yaşlarda kontrolsüz kullanıma yol açabileceğini belirterek, asıl hedefin çocuklara bilinçli, dengeli ve kontrollü ekran alışkanlığı kazandırmak olması gerektiğini dile getirdi.




