Anayasa Mahkemesi’nin Türk Medeni Kanunu’nun 175’inci maddesinde yer alan “süresiz olarak” ibaresinin iptaline ilişkin 4 Haziran 2026 tarihli kararının gerekçesi Resmi Gazete’de yayımlandı.

Antalya 12. Aile Mahkemesi’nin başvurusu üzerine yapılan incelemede AYM, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek tarafın diğer eşten mali gücü oranında “süresiz olarak” nafaka talep edebilmesine imkan veren düzenlemeyi oyçokluğuyla Anayasa’ya aykırı buldu.

Kararın gerekçesinin yayımlanmasıyla birlikte dokuz aylık süre başladı. İptal hükmü 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek. Bu tarihe kadar mevcut yoksulluk nafakası düzenlemesi uygulanmaya devam edecek.

Meclis’in önünde dokuz aylık süre bulunuyor

AYM’nin kararı yoksulluk nafakasını tamamen ortadan kaldırmıyor. Meclis’in, iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihe kadar yeni bir yasal düzenleme yapması bekleniyor.

Nafakaya ilişkin düzenlemenin ekim ayında gündeme gelmesi beklenen 13. Yargı Paketi kapsamında ele alınması planlanıyor. Ancak henüz Meclis’e sunulmuş kesinleşmiş bir teklif bulunmuyor.

Yeni düzenlemede nafakanın hangi süreyle ve hangi kriterler doğrultusunda ödeneceği konusunda farklı seçenekler üzerinde duruluyor.

Karşı oyda kadınların ekonomik durumuna dikkat çekildi

AYM kararına karşı oy kullanan üyeler ise gerekçelerinde özellikle evlilik süresince kadınların üstlendiği ücretsiz bakım ve ev içi emeğin ekonomik sonuçlarına dikkat çekti.

Karşı oy gerekçesinde, uzun süren evliliklerde çocuk bakımı ve ev işleri nedeniyle eşlerden birinin eğitiminden, mesleğinden veya kariyer imkanlarından vazgeçebileceği belirtildi.

Bu durumun boşanma sonrasında kişinin gelir elde etme kapasitesinde kalıcı kayıplara yol açabileceği ifade edildi. Karşı oyda ayrıca kadınlar ile erkekler arasındaki fiili ekonomik eşitsizliklere ve CEDAW kapsamındaki yükümlülüklere dikkat çekildi.

Gerekçede kamuoyunda kullanılan “ömür boyu nafaka” ifadesinin mevcut sistemin her koşulda nafakanın yaşam boyunca ödenmesini öngördüğü anlamına gelmediği de vurgulandı.

Kadın örgütlerinden karara tepki

Gerekçeli kararın yayımlanmasının ardından kadın örgütlerinden de açıklamalar geldi.

Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği, yoksulluk nafakasının boşanma sonrasında ekonomik açıdan güç durumda kalan eşin hakkı olduğunu belirterek nafaka hakkının sınırlandırılmasının kadınların ekonomik güvencesini etkileyebileceğini savundu.

Şanlıurfa Barosu Kadın Hakları Merkezi de yeni düzenlemede kadınların ev içindeki ve bakım emeğinin yanı sıra ekonomik kırılganlıklarının dikkate alınması gerektiğini belirtti.

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu ise nafakanın kadınların ekonomik bağımsızlığı ve şiddet içeren ilişkilerden ayrılabilme imkanları açısından önem taşıdığını ifade etti.

Nafaka tartışması yıllardır sürüyor

Nafakanın süreyle sınırlandırılması tartışması son yıllarda kadın örgütlerinin gündeminde yer alıyor. Özellikle 2018’den itibaren çeşitli kadın örgütleri nafaka hakkının korunması talebiyle kampanyalar ve açıklamalar düzenledi.

AYM’nin haziran ayında iptal kararını açıklamasının ardından EŞİK, Kadının İnsan Hakları Derneği, Türkiye Barolar Birliği Kadın Hukuku Komisyonu ve Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu gibi kuruluşlar da karara ilişkin görüşlerini açıkladı.

Kadın örgütleri, boşanma sonrasında kadınların ekonomik koşullarının erkeklerle aynı olmadığını belirterek bakım sorumlulukları ve istihdamdaki farklılıkların yeni düzenlemede dikkate alınması gerektiğini savunuyor.

Dilan Polat hakkında soruşturma: Gözaltına alındı
Dilan Polat hakkında soruşturma: Gözaltına alındı
İçeriği Görüntüle

TÜİK’in 2025 verilerine göre kadınların istihdam oranı yüzde 32,1, erkeklerin istihdam oranı ise yüzde 66,4 olarak kaydedildi. Hanelerinde 3 yaşından küçük çocuk bulunan 25-49 yaş grubundaki kadınlarda istihdam oranı yüzde 26,2 olurken aynı gruptaki erkeklerde bu oran yüzde 91 oldu.

AYM’nin iptal hükmünün 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek olması nedeniyle nafakaya ilişkin yeni düzenlemenin önümüzdeki dönemde Meclis gündeminin önemli başlıklarından biri olması bekleniyor.

Kaynak: Haber Merkezi